Cok okuyan mi bilir cok gezen mi? Bizce cevap gayet net: cok gezen! Neler neler ogrendik su seyahatte… Mate cilginligi da bunlardan biri oldu. Mate, ya da Ispanyolca deyisiyle Mate Otu (Yerba Mate) karsimiza ilk defa Punta Arenas ‘ta tanistigim bir Arjantinli’nin elinde cikiverdi. Hatunun elinde su kabagindan yapilmis degisik icme kabini, icindeki ot kumesini, metal icme kamisini ve koltuk altindaki termosu gorup ‘mate mi ictigin?’ diye sormadan edememistim. O da ‘evet buyur’ dedi ve uzatti. O an tabii kalakaldim, e simdi onun ictigi kamistan icmek istemezsem, ama tadi nasil acaba, yahu hayir desem kesin bu cok geleneksel-kulturel bir hadisedir ve kabalik etmis olurum, saliseler icine aklimdan bunlar gecti ve ‘tabii’ dedim. (Daha sonra ogrendim ki gercekten reddetmek cok cok buyuk kabalikmis, uzatilan mate aslinda bir nev-i dostluk teklifiymis, o yuzden iyi ki reddetmemisim). Tadi bir tur bitki cayi tadindaydi ama benim icin fazla demlenmis ve cok sekersizdi. Dedim ‘buna biraz seker koyarak icilemez mi?’, o da dedi ki ‘evet koyanlar var ama cogunlukla sekersiz iciliyor’ zaten ondan sonra da sekerli icen tek bir insanla karsilasmadim, bir kisi bal koyuyordu o kadar.

Read More

Iguazu ‘yu gordukten sonra ‘Arjantin ‘de daha nereleri gormek istiyoruz?’ uzerine kafa yorduk. Kuzeyde Salta ve Jujuy adli cok tavsiye edilen daglik bolgeler vardi. Bir de saraplariyla unlu Mendoza. Ama bu ulke cok buyuktu ve mesafeler bizi bizden aliyordu. Ushuaia, El Calafate ‘de Perito Moreno buzulu ve cilgin Iguazu selalelerinin bize yettigine karar verdik. Civarda yapacak ilginc bir sey kalmadigina ve daha fazla otobus yolculugu yapacak halimiz de olmadigina kanaat getirerek ertesi gun otobusle Cordoba ‘ya yola ciktik. Isin sinir bozucu yani ise Arjantin ‘deki buyuk mesafelere hala alisamadigimizi farketmemizdi cunku yol 24 saat suruyordu ama bu sefer otobus (Buenos Aires ‘e gitmedigimiz icin olsa gerek) ucaktan pahaliya geliyordu (2 kati gibi) bu yuden mecburen yolumuz 24 saat surdu. Ertesi sabah sehre vardik ama CouchSurfing hostumuz gunduz calistigi icin kendisi ile bulusmak icin aksama kadar bekledik. Yogun dus ihtiyaci icerisinde yorucu oldu baya.

Read More

1 Mart gunu son bir aydir canta hazirlamamis olmanin verdigi tatli rehavet yerini uuuff’lamalara ve puufff’lamalara birakti. Ne de guzel yayilmistik odamiza. Evimizden ayrilmak cok zor geldi. Cok tatli arkadaslar edinmistik, sehri taniyorduk, lezzetli yemekler pisiriyorduk, teras keyfi yapmadan bir gunumuz gecmiyordu. Ama artik son ayimiza girmistik ve Arjantin ‘de donuse gecmeden once gormek istedigimiz yerler vardi. Bu yerlerin basinda ise Iguazu Selaleleri geliyordu. Birkac gun oncesinden otobus biletimizi almistik Salto ‘ya. 6 saat sonra terminaline inmistik, hemen Concordia ‘ya bilet bakinip bulduk. Sinir gecisi ( Uruguay - Arjantin ) dahil 1,5 saatte gittik. Gayet sorunsuz oldu son sinir gecisimiz de. Yola devam etmemiz lazimdi, bir sonraki durak olan Posadas ‘a bilet aradik, 1 saat bekleyip atladik otobuse, 10 saat daha gittik. Son olarak Posadas ‘tan Puerto Iguazu ‘ya gitmemiz lazimdi, bir 5 saat daha gittik. Toplamda beklemelerle 26 saat sonra Puerto Iguazu ‘ya ulastik. Tahmin edersiniz ki yorgun, ac ve dus ihtiyaci icindeydik :) Butce dahilinde buldugumuz 6 kisilik yatakhane tipi 3 ranzali odamiza yerlestik. Sansliydik, kimse yoktu bizden baska. Gecenin 3’unde o halde bir de karanlikta yerlesmekle ugrasmak iskence olurdu. Terminalden hostele gelirken 24 saat acik bir yer gormustuk. Hemen oraya kosup beslendik, ardindan da devrildik zaten. Ertesi gun yorgunluk atmak icin hostelin bahcesinde vakit gecirdik, ben sisen ayaklarimin inmesi icin ugrastim biraz. Planimiz bir sonraki gun selalelere gitmekti, hava durumu elverseydi… Evlendigimiz gunden gelen bir bereket midir nedir boyle bir sansimiz var bizim, nereye gitsek ya gittigimiz gibi ya da biz ayrilirken bir yagmur getiriyoruz hani boyle tipki cizgi filmlerdeki tepeden ayrilmayan bulut misali. Neyse berekettir bereket…

Read More

El Calafate ‘den Buenos Aires ‘e gelisimizi 3 gun sehri gezerek ve “Buraya kesinlikle en az 10 gun kalmak uzere geri donecegiz” diyerek gecirdikten sonra 4,5 saatlik feribot + otobus yolculugu ile Montevideo ‘ya vardik. Amacimiz bir ev / oda kiralayip Subat ayini burada gecirmekti ama bunu hemen geldigimiz gun yapamayacagimizi bildigimizden ilk 3 gun icin bir hostelde yerimizi ayirtmistik bile.

Belki de 1 ay kalacagimiz icin tarafli bir fikirdi ama sehri hemen sevmistik; gerci daha sonra da gorecektik ki kesinlikle yanli degilmis bu fikir. Neyse bir yandan uzun yolculuk sonrasi guzel havanin tadini cikartirken diger yandan da sehirde kosturup emlakci aramaya basladik. Isin zor kismi “emlakci” ne demekti acaba ve 1 ay icin kalacak yeri emlakcida bulamayacak isek nerede bulebilecektik? Neyse ki CouchSurfing burada da imdadimiza yetisti. Forumlarda iletistigimiz insanlar sayesinde harika bir yer bulduk daha 2. gunumuzde. Buldugumuz yer 1 yil boyunca bir hostel olarak isletilmis eski bir evdi; vergi kanunlarindan dolayi islerin iyi gitmedigine kanaat getirince sahibi odalarini ogrencilere donemlik kiraya vermeye baslamis. Bizim sansimiza, ogrenciler Mart ayinda geliyormus ve Subat ayi icin evin tamami bostu. Eski, yuksek tavanli (4 metre kadar) ve gercekten gunun birinde sahip olmak isteyecegimiz guzellikte bir yer bulmustuk kendimize; ilk basta inanamadigimizi soylemeliyim.

Read More

Asker Anonymous Asks:
Paralarınızı nasıl muhafaza ediyorsunuz ....??? kredi kartı ile dolaşmak akıllıcamı yada ATM ler cok komisyon alıyorlarmı bilgi verirseniz cok mutlu olurum..... benim içinde zaman gitme zamanı yaklaşıyor artık...... sevgiler iyi seyahatler.....
maceramiz maceramiz Said:

Merhaba,

seyahatimizin suresi uzun oldugu icin tamamini nakit tasimamiz oldukca riskli. Bundan dolayi gittigimiz ulkelerin ATM’lerinden para cekiyoruz (alinan komisyon yaklasik %6 civarinda). Kredi karti cok fazla kullanmadik, birkac kere internetten ucak ve otobus bileti alirken gerekli oldu. Visa’nin MasterCard’a gore bu kitada daha gecerli oldugunu gorduk. 

Gezdigimiz ulkeler icinde Venezuela ve Arjantin’in istisnai bir durumu var: Bu ulkelerde dolar akisi devlet tarafindan kontrol edildigi icin ATM’den dolar cekilemedigi gibi ulkede iki farkli kur mevcut. Biri devletin belirledigi yasal kur digeri ise gercegi daha cok yansitan karaborsa kuru. Bu ulkeler icin yaninizda nakit dolarla gelmenizi ve karaborsadan bozdurmanizi tavsiye ediyoruz. 

Biz Venezuela’dayken (Temmuz’12) yasal kur 1 USD = 4 Bs civarindayken karaborsa kuru 8-10 arasinda degismekteydi, bugun ise 7’ye 26 seklindeymis.  Arjantin’de bugun (Mart’13) durum yasal kur 1 USD = 5 ARS iken karaborsada 7.5 civarinda.

Bu iki ulkede kendinize Western Union ile USD yollamaniz da mumkun degil.

Travellercheck de bir secenek ama Lonely Planet kitabindan okudugumuza gore de komisyonlari yuksek ve cok yerde gecerli degilmis, biz hic kullanmadik, kullanan biriyle de karsilasmadik.

Umariz yardimci olabilmisizdir, iyi seyahatler dileriz :)

Punta Arenas ‘ta kavustugum erken 30 yas hediyem olan penguenlere ve Sili ‘ye veda edip kitanin en guneyine, Ushuaia ‘ya yola koyulduk. Sehre indigimizde aksam ustu saatleriydi. Belki Punta Arenas yazisindan hatirlarsiniz, buralarda aksamlari hava kararmak bilmiyordu. Taksiye atlayip hostelimize gittik. Bu sefer mekanin sahibi 50-60 arasi yaslarda, huysuz mu huysuz koyu katolik (belirtmeden gecemedim cunku evin disinda kocaman ‘La casa de Dios’ yani ‘Tanri’nin evi’ yaziyordu, taksiden inip gorunce bir an ‘biz nereye geldik?’ diye durakladik) yalniz bir hatundu. Huysuz diyorum cunku sagolsun (belki biraz da bizi yasca kucuk gordugu icin) her ne tembihlemesi gerekiyorsa bunu azarlamak suretiyle yapiyordu. Neyse tadimizi kacirmamaya calistik, attik cantalari odaya. El Turco adinda bir restauranta yemege gittik. Kitanin bu noktalarinda (iklimin de etkisiyle) pazarda yeme kulturu; yani ucuz beslenme imkanimiz yok oldu bir anda. Restaurantin adina bakip menude Turk yemekleri vardir sandik ama nerdee, Turk kahvesi bile yoktu :(  Garsona sorduk ‘neden El Turco?’ diye, servis hizindan dolayiymis efendim. Turk standartlarinda oldukca yavasti bizim icin ama neyse ki yemekler lezzetliydi. Evimizin etoburu Orkan Bey’in Arjantin biftekleriyle bulusmasini gormeniz lazimdi!!! Ben de kendimi asip (kirmizi etle iliskim kiyma ile sinirlidir) burada ‘milanesa’ adi verilen aslinda schnitzel’i andiran (kirmizi etten yapilan) incecik, yagsiz, sinirsiz oldukca lezzetli yiyecekten tukettim. 

Read More

Bolivya ‘da Salar de Uyuni turunu beraber yaptigimiz Avusturyali arkadaslarimiz ile San Pedro De Atacama ‘dan ayrilirken yilbasinda Santiago ‘da bulusmak uzere sozlesmistik. Valparaiso ‘da dinlenip uzun zaman sonra deniz seviyesinde ve kiyisinda olmanin tadini cikarttik doyasiya. Bu seyahatte ogrendigimiz seylerden biri de su olmustu: biz deniz cocuklariydik! Gezmek gormek icin birkac gunlugune keyifli olsa da yasamak icin bize gore degildi daglar. Hele deniz seviyesinden 3000 metre yukari ve ustune cikmak bizi bozuyordu.

Read More

Sevgili Takipcilerimiz,

Oncelikle bu uzuun ara icin sizden ozur dileriz. Biraz tembellikten biraz da gezmekten diyelim, bilgisayarin basinda bir yaziyi olusturabilecek zamani gecirmeyi beceremedik. Ama geri donduk. Yazilarimiz da kaldigi yerden (yani Bolivya ‘dan cikisimiz itibariyle) devam ediyor. Iyi eglenceler …

Uyuni sonrasi yorgun bir sekilde San Pedro de Atacama adli sehre dustuk. Neyse ki yerimizi ayirtmistik. Hemen hostele gidip cantalari atip ciktik ve ertesi gun icin Valparaiso ‘ya otobus bileti almaya gittik. Acelemiz 2 gun sonrasinin Christmas olmasi ve hayatin duracak olmasiydi. Bu yetmezmis gibi fiyatlar bir anda firliyordu ve biz deniz kenarinda olmak istiyorduk. Bu telasimizdan sonra dus, yemek, yatak gibi ihtiyaclarimizi gidererek gunu kapadik. Soyle ilginc bir anekdotu iletmek isterim ki: Seyahatimizdeki ilk ele alinan dus basligini burada gorduk, hani evlerimizdeki var olan, duvardaki takildigi yerden cikarilip ele alabildigimiz dus basligindan bahsediyorum. San Pedro ‘ya kadar butun duslar duvardan cikan borudan ibaretti…

Read More

Thanks to Out The Studio (i.e.: Julia & Miguel) for nominating us for Liebster Award :)

image

What is Liebster?

Liebster is a German word, meaning favorite, dearest or beloved, and the Liebster is awarded by bloggers to other, newer bloggers who have fewer than 200 followers, to spread the word and help the new(er)bies gain wider recognition. The award comes with conditions that each nominee must satisfy when accepting:

  1. Thank your Liebster Blog Award presenter on your blog
  2. Copy & paste the Liebster Award logo to your blog
  3. Answer 11 questions set by the nominator
  4. Choose deserving bloggers who have less than 200 followers
  5. Set 11 questions for them
  6. Inform the nominees

Read More

30dansonra:

Montevideo’da eski bir hapishane sanat galerisine cevirilmis. Ne iyi fikir :)

30dansonra:

image

Montevideo’dayiz. Uruguay’in baskenti. 16 gundur buradayiz. Bu sehir, 19 Temmuz 2012’de yola ciktigimizdan beri (yok yok bu bir yol-seyahat yazisi degil) en uzun kaldigimiz yer. Bundan onceki rekor 2 hafta ile Bogota’nindi (Kolombiya). Bizi misafir eden Rodriguez ailesinin bize cok iyi…

Asker Anonymous Asks:
Bu tarz geziler malum Turk kulturunde eskiden fazla yoktu, simdilerde yavas yavas yayiliyor. Siz sirt cantasiyla gezerken, bu gezi ne kadara mal oluyor, yiyecek-icecek tercihleriniz nasil oldu, butceyi nasil basarili tuttunuz gibi konularda yazarak, ayni ya da benzeri bir rotayla yola koyulmak isteyenlere isik tutsaniz ne kadar guzel olur.. Belki yazarken para birimlerini $a ve yila endeksleyebilirsiniz, ya da o ulkenin para birimiyle mesela kac tane sise su ya da domates aldiginizi yazabilrsnz
maceramiz maceramiz Said:

Son zamanlarda sorular zor yerden gelmeye basladi :) Cok tesekkur ederiz sordugunu icin, umariz ki faydali olur.  

Bu seyahate cikmadan once butcemizi kisi basi gunluk (ortalama) 25$ olarak belirlemistik. Bunun uzerine ciktigimiz ulkeler oldugu gibi altinda kaldigimiz ulkeler de oldu. Butce dahilinde seyahat edebilmek icin dikkat ettigimiz ve onerebilecegimiz noktalar:

  • Olabildigince ana caddelerdeki restoranlardan kacindik. Semt pazarlari ve gunluk yemek yapan lokal restoranlardan yemeye, yemegimizi kendimiz pisirmeye gayret ettik. 
  • Elimizden geldigince pazarlik yapmaya calistik (pazar alisverisi, konaklama, otobus bileti, vb.)
  • Konaklamanin pahali oldugu ulkelerde (Sili, Arjantin, Uruguay) ‘dorm’ olarak adlandirilan 6-8 kisilik odalarda kaldik.
  • Kalacagimiz yeri onceden internetten rezerve etmemeye gayret ettik (hic ucuza gelmiyor cunku). Lonely Planet kitabi ve internetten arastirdiktan sonra gidince yerinde gezip/gorup karar verdik.
  • Ufak tefek gibi gorunen bazi seylere dikkat ettik (cesme suyunun icilebildigi yerlerde pet sise su almamak, disari ya da uzun yola cikarken yanimiza yemegimizi almak gibi).
  • Hacim/agirlik ve butce dolayisiyla nerdeyse hic hediyelik esya almadik. 
  • Harcamalarimizi gunluk olarak madde madde yazdik. 

Ulke basina gunluk ortalama harcamalarimiz:

  • Venezuela: 37$ (Angel falls ziyareti ve seyahatin ilk ayi acemiligi dolayisiyla)
  • Kolombiya: 33$ (Guvenlik artip turistler daha cok gelmeye basladikca pahalilasmis)
  • Ekvator: 14$ (Pazarlarda yemek gibisi yok)
  • Peru: 28$ (Bol bol gezdik, Machu Picchu da biraz masrafliydi)
  • Bolivya: 31$ (Yaniltici olmasin aslinda gezdigimiz en ucuz ulke ama hijyen kaygilari dolayisiyla pazarlardan yiyemedik)

Bu ulkelerde bir ogun kisi basi makul fiyatli bir yerde ortalama 5-6$’a geldi ama her zaman en ucuz yerde yedigimizi soyleyemeyecegiz. 

Daha da dusuk butceli bir seyahat icin:

  • Hostel yerin cadir tercih edilebilir
  • Guvenli yerlerde (kitanin guneyi) otostop cekilebilir
  • Hostellerde calisma karsiligi ucretsiz kalinabilir 
  • Turla gidilebilecek yerlere biraz daha zahmetli olsa da firmalar kullanilmadan makul bir fiyata gidilebilir   
Asker Anonymous Asks:
Bir insanın değişik coğrafyaları gezmesi için ihtiyacı olan şeyler nelerdir sizce?
maceramiz maceramiz Said:

Oncelikle verdigimiz gec cevap icin ozur dileriz ama soylemeliyiz ki kazik sormussunuz. Umariz ki cevabimiz size faydali olur.

Saniriz once istemek ve bu konuda inat etmek gerekiyor. Cunku degisik cografyalari gezmenin zorluguna ve insanin onundeki engellere dair bahaneler bulmak oldukca kolay. Azmetmek belki de en zor kismi.

Kimilerine gore plansiz olmak daha keyifli, lakin ikimiz de asiri planli insanlar oldugumuz icin bu bizim acimizdan pek mumkun degildi. Bundan dolayi hazirlik asamasi bizce onemli.

Maddi hazirlik: Koray Dogan Uresin ‘in (Yar Bana Bir Yolculuk) yaptigini gordukten sonra fazla paraniz olmasina ihtiyaciniz olmayacagini soyleyebiliriz. Fakat suphesiz ki elinizdeki para konfor seviyenizi ve gezinin suresini dogrudan etkileyen bir etken. Biz yolda bu kitada dusuk butceli seyahat edenlerin gunluk 10-20 $ arasinda bir para ayirdiklarini gorduk. Misal hostelde kalmak yerine CouchSurfing gibi siteler kullanilabilir veya her yerde cadir kurmak da bir cozum olabilir. Kita icinde ucakla hizli seyahat yerine otostop ve ucuz otobuslerle yavas yol almak da butcenin kisitli kullanimini guzel destekleyen etkenlerden. Bu kitanin en guzel yanlarindan biri de (Uzakdogu’da da boyle imkanlar oldugunu duyduk gezenlerden) lokal insanlarin da cokca yaptigi gibi; pazar yerlerinden (her gun kurulan sebze-meyve pazari) gayet ucuz ve guzel yemek yenebilmesi. Konaklama ve yeme icmenin gonulluluk faaliyetleri ile bedavaya getirilmesi de mumkun (Bkz: HelpX). Gezerken para kazanmak da olasi tabii. Yetenekleriniz dogrultusunda sokakta enstruman calabilirsiniz mesela. Yahut hosteller icin tasarim (web sayfasi, brosur vb.) yapip bunu paraya ya da kalacak yere ceviren insanlarla da karsilastik.  

Rotanin belirlenmesi: Gideceginiz cografya ve uygun iklim sartlari ile rotaniz ise zamanlamayi belirliyor. Bizim icin cok onemli olan bir nokta yilin en sicak zamanlarinda kitanin en guneyinde, kutuplara en yakin noktada (Ushuaia) olabilmekti. Basladigimizda aylardan Temmuz’du, kuzey yarim kurenin yaz aylarinda baslayip guneye inerek kitada yaz mevsimini takip ettik. Fakat Peru’nun daglik kisimlarinda ve Bolivya’da yaz mevsiminin yagisli olmasi aslinda oralarda pek de bildigimiz yaz mevsimini yasatmamis oldu bize, seyahatin cilveleri iste…

Alisveris: Ekipman tedarigi bizim icin uzun surdu, hem maddi olarak hem de istediklerimizi bulabilmek icin aylara yaydik alisverisi. Bu yine (ve tabii ki) konforunuz ve butcenizle ilgili diyebiliriz. Bizden ornek vermek gerekirse su postumuza bakabilirsiniz: Bu seyahat icin yanimiza neler aldik?

Dil bilgisi: Her cografya icin farkli olacaktir dil durumu, bu kitada Ingilizce konusan insanlarin Avrupa vb. yerlere gore oldukca az oldugunu ogrenip Ispanyolca kursuna gitmeye karar verdik. Biz kursa Istanbul ‘da gittik ama yolda ayni seyi Bogota’da yapan insanlarla da tanistik. Dil ogrenmenin avantajini gordugumuzu soylemeliyiz, pazarlik yapmaktan, yol sormaya, taksi yerine otobus kullanabilmeye ve en onemlisi CouchSurfing ‘de evinde kaldigimiz insanlarla iletisebilmeye yaradi. Uzakdogu icin belki mumkun olmayacaktir boyle bir sey ama bu kitaya geliyorsaniz onceden biraz ogrenmenizin faydasini goreceginizi soylemeliyiz.

Sonuc olarak “aslolan cesarettir” diyelim. Gezmek bircok kisinin gozunde buyuyen bir sey, yola cikip bir sonraki adiminizi kesfederek ilerleyince uzaktan gozuktugu kadar zor olmadigini anliyorsunuz. Umariz ki yardimci olabilmis ve size yola cikmanizla ilgili cesaret verebilmisizdir. Gezdigimiz, gordugumuzle ilgili daha detayli bilgiye ihtiyaciniz olursa bize mail yoluyla biz@maceramiz.com ‘dan ulasabilirsiniz. Iyi eglenceler …

  • Sili’ye gelmeden once burada konusulan Ispanyolcanin kitanin geri kalanindan daha farkli oldugunu bircok kisiden duymustuk. Zira sonradan yolda tanisip kaynastigimiz 4 Silili ile iletisirken de bunu deneyimlemis olduk. Sili’de gezerken artik antremanliydik. O nasil bir hizli konusmadir (Italyanlarla yarisir)! Su S harflerini de yiyip yutmasalar… Bir de farklilik gosteren kelimeler var oof of..

Read More

Gecen sene bu zamanlarda tam da bunun hayalini kuruyordum. Yani tam olarak yilin bu zamanlarinda bu cografyada olmanin, penguenlerle bulusmanin… Seyahatin rotasini da kitanin en guneyine (kutuba en yakin yasanabilir noktalarina) gelinebilecek yegane zaman olan, bu yarim kurenin yaz aylarina gore planlamistik. Sili Santiago’da ilk sortu-sandaletli yilbasimizi gecirdikten sonra bu seyahatimizdeki ilk (Venezuela-Angel Falls’a gittigimiz Cessna’yi saymazsak) gercek ucak yolculugumuz yapmak icin Iquique’ye (Sili’nin epey kuzeyi) yola koyulduk. 6 saati bekleme olmak uzere 31 saat otobusle yoldaydik. Iquique’de 3 gece kalip yaydik. Bir tarafi okyanus kiyisi-sahil; diger tarafi kum daglari olan bu sehre dair cok da anlatilacak bir sey yok aslinda. Pazartesi sabahi ucagimiza binip 3 aktarmayla net 7 saat uctuk ve 3700km giderek Sili’nin hemen hemen en guneyine geldik: Punta Arenas’a. Havaalanindan sehir merkezine gitmek icin bir araca atladik. Bizi isildayan gunesin yanisira ruzgarli ve serin bir aksamustu karsiladi. Hostelimize ulasana kadar gordugum rengarenk cicekler ve deniz seviyesindeki serin hava beni adeta mest etti! Icimdeki heyecani nasil anlatsam ki… Sebepsiz seviverdim burayi. (Buralarin yaz aylari oldukca yuksek sezon oluyor diye) onceden ayarladigimiz hostelimize girer girmez icerinin isisi mutlulugumu katmerledi. Yanan kalorifere sarilmak istedim resmen!  Bolivya’da 5000 metreye kadar cikmistik, disarisi kadar binalarin, kaldigimiz yerlerin de icleri buz gibiydi. Ne isitici vardi ne de soba… Girdigimiz andan beri Sili’ye cok kanimiz kaynadi zaten. Bolivya’dan buraya gecmis olmamizin da bunda payi vardir suphesiz. Kalorifer de sevgimizi pekistirdi diyebilirim. Her ne kadar buranin yaz aylarinda geldiysek de hava serin, geceleri tek basamakli derecelere dusuyor. 

Hemen hosteldeki guruhla kaynasip ertesi gune (buraya gelis sebebimiz olan) penguen turunu ayarladik. Aksam saat 22:30da hava hala piril piril aydinlikti!!! Hep beraber yemege ciktik. Hava, biz biryerlere otururken, saat 23:00 gibi karardi inanabiliyor musunuz? Hostelimizin sahibine sorup ogrendim, sabah da 4:30 sularinda aydinlaniyormus. Gun isigi delisi biri olarak bayildim buna! Neredeyse 20 saat gun isigi, tam benlik! Tabii kis aylarindaki tam aksi durumu dusunmek bile istemem…  

Kalorifer-battaniye kombinasyonu ile kedi gibi uyuduk. Sabah kahvaltisini yapip dun aksamdan kaynasmis oldugumuz hostel guruhu ile disari ciktik. Bu gunumuz biraz alisveris temaliydi. Zira bu sehirde var olan duty-free alani uygun fiyatlariyla ozellikle outdoor malzemeleri alaninda hepimiz icin baya cekiciydi. Gun uzun ya gez gez bitmiyor :) 

Vee gunun beklenen ani geldi catti! Saat 17:00da, dun ayarladigimiz gemiye atladik. Rotamiz: Isla Magdalena, bekleyin beni penguenler! 2 saat suren yol sonrasinda adaya ulastik. Ada neredeyse silme penguen doluydu! Arada martilar da vardi ama benim gozum onlari gormedi bile. Hani derler ya ‘bir seyi kirk kere soylersen olur’ diye, cok dogru! Gecen seneki dogum gunumden beri ‘30 yasimi penguenlerle kutlayacagim’ dedim, dedim, dedim ve oldu :) Gerci sarilip kucaklamayi da planliyordum ama gemide yapilan uyari anonsunda dokunmanin yasak oldugunu soylediklerinde biraz bozuldum haliyle… Neyse canim, o kadar da olsun. 

IMG_4845x (Medium)

IMG_4875x1 (Medium)

Adanin en tepe noktasinda deniz feneri vardi. Oraya kadar yurumek icin yolu iple penguenlerden ayirmislar. Biz ipin diger tarafina gecmiyoruz tabii ama onlar geciyorlardi :) Badi badi yuruyusleriyle insanlardan korkmamalari superdi. Cekingenlik bir yana biri dizimi isirdi :S Insan oyle kenara oturup baya bi izleyebilir gercekten, cok ciddi isler pesindeler; yuva (yani cukur) kazmak, cukur kazanin attigi topraklar uste basa geldigi icin onlari temizlemek, yavrular dahil olmak uzere kendini ve aile bireylerini gagayla kasimak gibi. Yavrular eriskinlerden daha tuyluydu, daha cok kusa benziyorlardi. Gorduklerimiz Kasim ortasi gibi cikmislar yumurtadan yani 2 aylik degillerdi henuz. Kulucka donemi 40 gunmus ve genelde 2 adet yumurtlarlarmis. Cogu urkek yuvada ebeveynin yanindan bakiyordu. Baba gurunumlu penguenler araliklarla nobetlese otuyorlar, daha cok haykiriyorlar gibi gorunuyordu cunku kafayi arkaya cekip gaga gok yuzune bakar sekilde bagiriyorlardi.   

IMG_4881 (Medium)

IMG_4867 (Medium)

Bu turun adi Macellan pengueni, Macellan bogazinda yer aldigi icin. Yaklasik 3-4 kiloymus bu bidiklar. Boylari ise sanirim 40cm kadardi. Yani tam al eve besle :)

Yuzolcumu 12 hektar olan Magdalena adasinda yaklasik 69000 cift Macellan pengueni bulunuyormus. 

IMG_4833 (Medium)

Adada 1 saat zaman gecirip 2 saatlik geri donus yolu icin gemiye donduk. 

IMG_4824 (Medium)

IMG_4863 (Medium)

Velhasil kelam (bu lafi da cok severim, dedem cok kullanirdi rahmetli), aslinda ortada ne penguen vardi ne de guney yarim kure. Istedik ve oldu(rduk)! Bunu yazmak kadar kolay olmadi ama oldu. Bazi anlarda bu hayali kurmaya devam ederken cok yorulduk. ‘Deli’ de olduk ‘maceraperest’ de… Evet ikimizin de (hem ayri bireyler hem de cift olarak) cok akli selim olmadigimizi kabul ederim. Lakin hayalimizden vazgecseydik ne bu deneyime sahip olabilirdik, ne tanistigimiz onca insan ve hayattan haberdar olabilirdik, ne gozumuzden buralari anlatabilirdik …… diye uzar da gider. Kisacasi artik gozlerim 6 ay oncesine gore daha farkli bakiyor hem icime hem disima. 30 yili devirirken onumde daha ne kadar oldugundan bihaber kocaman hayaller kurmaya devam ediyorum. Kurup inandikca, inandigimi resmettikce gerceklesebildigini gormek bana guc veriyor. 

IMG_4841x (Medium)

Bakalim 30 yas nasil bir seymis? Tesekkurler; var olus sebeplerim, tuuum sevdiklerim, iyi ki varsiniz, iyi ki dogdum :D 

Ilkay

Fotograflar icin: 

http://www.flickr.com/photos/ilkayorkan/sets/72157632488671998/

Videolar icin:

http://vimeo.com/album/2213186